Büyümenin nimetleri sermayeye, maliyeti emekçiye
Ekonomi, 01 Eylul 2026 11:24İktidarın ekonomi programı, yavaşlayan büyümenin nimetlerini sermayeye, maliyetini ise emekçiye yükledi. Yılın ikinci çeyreğinde büyüme yüzde 2,3 ile beklentinin altında kaldı. Emeğin yaratılan katma değerden aldığı pay ise ilk çeyreğe göre yaklaşık 5 puan geriledi, sermayenin payı arttı. Temmuzda 388 bin kişi istihdamdan çıktı, geniş tanımlı işsizlik yüzde 30,6’ya yükseldi.
İktidarın yüksek faiz, ücret baskısı ve iç talebi sınırlamaya dayanan ekonomi programının maliyeti bir kez daha emekçilerin üzerine yıkıldı. Emekten alıp sermayeye aktaran düzen, büyümeden emekçiye pay bırakmazken işsizliği ve gelir adaletsizliğini derinleştiriyor.
TÜİK’in açıkladığı büyüme ve işgücü verileri, ekonomide büyümenin hız kaybettiğini, buna karşılık bölüşüm krizinin ağırlaştığını ortaya koydu.
Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğini kapsayan Nisan-Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Böylece büyüme piyasa beklentilerinin altında kalırken bir önceki çeyreğe göre büyüme yüzde 1,1 olarak gerçekleşti.
Büyüme verileri ekonomideki yavaşlamanın sürdüğünü bir kez daha gösterdi. 2025 yılında zirai don ve kuraklık gibi olumsuz hava koşullarının etkisiyle yüzde 8,8 küçülen tarım sektörü, bu yıl hem baz etkisi hem de bazı ürünlerdeki rekolte artışlarının etkisiyle yüzde 13,3 büyüdü. Tarım, ikinci çeyrekte en yüksek büyümenin kaydedildiği sektör oldu.
Yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,5 daralan sanayi yüzde 2,4 büyürken inşaat yüzde 1,9 daralarak küçülen tek sektör olarak kaydedildi. Ancak sanayideki büyümeye karşın üretim göstergelerinde görülen zayıflama, yüksek faiz ve daralan iç talep reel sektör üzerindeki baskının sürdüğünü gösterdi.
HANEHALKI BORÇLANDI
Yüzde 2,3’lük büyüme, 2020’nin ikinci çeyreğinden bu yana izlenen düşük büyüme oldu. Harcamalar yöntemiyle bakıldığında büyümedeki düşüşte tüketim ve yatırım harcamalarındaki zayıflama etkili oldu.
Hanehalklarının nihai tüketim harcamaları ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 arttı. Bu tablo, yüksek faiz ve hayat pahalılığı altında hanelerin tüketim gücünün giderek zayıfladığına işaret etti.
Kamunun nihai tüketim harcamaları ise yüzde 1,8 azaldı. Böylece hanehalkları borçlanarak ve gelirlerinden daha fazla pay ayırarak tüketimi sürdürmeye çalışırken kamunun ekonomiye verdiği tüketim desteği geriledi.
Mal ve hizmet ihracatı ikinci çeyrekte yüzde 3,4 azalırken ithalat yüzde 6,4 düştü. Bu görünüm de iç talepteki yavaşlamanın bir başka göstergesi oldu.
EMEKTEN SERMAYEYE AKTI
Büyüme verisinin en çarpıcı göstergesi ise yaratılan gelirin emek ile sermaye arasındaki dağılımı oldu. Sene başında beklenen enflasyon oranına göre belirlenen ücret artışlarının etkisi, gerçekleşen yüksek enflasyon karşısında hızla eridi.
Yılın ilk çeyreğinde toplam katma değerden işgücünün aldığı pay yüzde 42,7 iken ikinci çeyrekte bu oran yüzde 38,1’e geriledi. Yaklaşık 5 puanlık düşüş, büyümeden emekçilerin aldığı payın belirgin biçimde azaldığını gösterdi.
Aynı dönemde sermaye gelirlerini gösteren net işletme artığı ve karma gelirin payı yüzde 37,7’den yüzde 41,6’ya yükseldi.
Ekonomideki büyüme cılız kalsa da yaratılan gelirin paylaşımında emeğin payı sermayeye kaydı.
Ülke ekonomisinin iki yüzü, emekten alınanın sermayeye aktığı bir tablo ortaya koyuyor. Zenginler faiz ve rantla servetine servet katarken emeğiyle geçinenlerin ücreti eriyor, dar gelirlinin sofrası daralıyor.
BİR AYDA 150 BİN İŞSİZ
İkinci çeyreğe ilişkin bölüşümdeki bozulmaya işgücü piyasasındaki zayıflama da eşlik etti. Ekonomi yönetiminin pembe tablosu Temmuz ayında kara tabloya döndü. TÜİK verilerine göre resmi işsizlik oranı Temmuzda bir önceki aya göre 0,5 puan artarak yüzde 8,1’e yükseldi. Resmi işsiz sayısı bir ayda 150 bin kişi artarak 2 milyon 860 bine çıktı. Aynı dönemde istihdam edilenlerin sayısı ise 388 bin kişi azalarak 32 milyon 362 bine geriledi. İstihdam oranı da 0,6 puan düşerek yüzde 48,3 oldu.
İşsizlikteki artış kadınlar ve gençlerde daha ağır hissedildi. Kadınlarda işsizlik oranı yüzde 10,6’ya çıkarken genç işsizliği yüzde 14,5’e yükseldi. Genç kadınlarda işsizlik oranı ise yüzde 20,3’e ulaştı.
DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 305 bin olarak gerçekleşti. Gerçek işsizlik oranı olarak bilinen geniş tanımlı işsizlik oranı ise yeniden yüzde 30 seviyesini aşarak yüzde 28,8'den 30,6'ya yükseldi. Böylece gerçek işsizlik ve manşet işsizlik arasındaki fark 22,5 puana ulaştı.
2026 itibarıyla ülkede 4,5 milyon kişi haftalık 40 saatten daha az çalışıp imkânı olsa daha fazla çalışmak istediğini beyan etmişken 5 milyon kişi ise iş arama ümidini yitirdi.
ADIMLARI SEÇİM SENARYOLARI BELİRLEYECEK
“Büyüme verisinde sürpriz, tarım sektöründen gelmiş. Bu sektörde, önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 13,3 olarak gerçekleşen büyüme, büyük oranda iklim koşullarının ve mevsim etkilerinin desteğiyle geldi diyebiliriz.
Daralan sektörlere baktığımızda ise, inşaat ve gayrimenkul faaliyetlerini görüyoruz. Yüksek faiz politikasının doğrudan etkilediği sektörlerden biri olan inşaatta yavaşlama bir süredir zaten görülüyordu. Ancak daralma eğilimi devam ederse mevcut konut stoğuna eklenecek yeni konutlar azalacağından, konut fiyatlarının yeniden artışa geçmesine neden olabilir. İnşaat, özellikle emek yoğun sektörlerde ortaya çıkan işsizliği emmesi açısından da önemliydi. Bu sektördeki daralma, istihdam açısından da önemli sorunlar yaratabilir.
Dış ticarete baktığımızda hem ithalatın hem ihracatın gerilediğini görüyoruz. İthalattaki gerileme, ekonomideki yavaşlamanın etkisi. İhracattaki daralmada da hem dış talep hem de değerli TL etkili.
Son olarak, en dikkat çekici veri, emeğin payında gerileme. Özellikle bu yılki ücret artışlarının da gerçekleşen değil beklenen enflasyona göre yapılması bu kayıpta etkili olmuş olabilir.
Özetle ekonomideki yavaşlama sürüyor. Sektörel olarak faiz seviyesinden daha çok etkilenen sektörler, bu yavaşlamanın etkilerini daha çok hissediyor ve bu sürecek. Bu eğilimi, yeni açıklanan iş gücü istatistiklerinden de takip etmek mümkün. Özellikle, bir süredir devam eden istihdam artışının durması ve hatta gerilemeye başlaması kritik bir gelişme.
Bu olumsuz yönlerin yanında, ekonomik yavaşlama ekonomi yönetimi için faiz indirimlerine (fiili değil manşet faizde de) başlama ortamı oluşuyor. Sonbaharda bir yandan yavaşlamanın süreceği, diğer yandan da faiz indirimlerinin başlayacağı bir dönemde olacağız. Ekonomi yönetiminin atacağı adımlar, muhtemel seçim senaryolarına göre 2028'de yeniden canlı bir ekonomik ortam oluşturmaya yönelik olacaktır.”
YOKSULLUK SINIRI 121 BİN LİRAYI AŞTI
Türk-İş’in her ay düzenli olarak açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının 2026 Ağustos ayı sonuçları açıklandı. Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ağustosta 121 bin 786 TL olarak hesaplandı. Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenme giderlerini kapsayan aylık harcama 37 bin 388,30 TL oldu. Açlık sınırı geçen yılın aynı ayında 27 bin 111,17 TL seviyesindeydi. Kira, ulaşım, barınma, enerji, eğitim ve sağlık gibi diğer zorunlu harcamaları ifade eden yoksulluk sınırı da 121 bin 786 TL oldu. Yoksulluk sınırı, Ağustos 2025’te 88 bin 309,98 TL düzeyindeydi. Böylece yıllık artış 33 bin 476 TL’yi aştı. Yoksulluk sınırı, temmuz ayında 120 bin 325,30 TL olarak açıklanmıştı.
Tek kişinin temel giderlerindeki artış da sürdü. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 48 bin 305,38 TL’ye yükseldi. Dört kişilik ailenin gıda harcamasında aylık artış oranı yüzde 1,21 oldu. Türk-İş’in mutfak enflasyonu diyerek ölçtüğü gıda enflasyonu, ağustosta yıllık yüzde 37,90 olarak hesaplandı. Mutfak enflasyonunda son 12 ayın ortalama artışı yüzde 40,33 oldu. Gıda fiyatları, yılın başından bu yana artarken sekiz aylık yükseliş yüzde 24,03’e ulaştı.
EKONOMİ YÖNETİMİ SONUÇTAN MEMNUN!
Saray rejiminin emek düşmanlığıyla kurduğu çerçevenin uygulayıcısı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yürütücülüğünde ekonomi yönetimi, sonuçtan memnun kaldı. Büyüme verilerini de işsizlikteki tabloyu da "alkışlarla" karşılayan ekonomi yönetimi, şahlanış hikâyelerini sürdürdü. Emekçinin sırtına basarak sermayeyi büyüten politikaları IMF direktifleriyle uygulayanlar, sofra daralırken rantın büyümesini sevinçle karşıladı.
G20 Zirvesi için ABD'ye giden Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, büyüme verilerini değerlendirdiği açıklamasında "Türkiye'nin toplam borcunun milli gelire oranı yüzde 91 ile gelişmekte olan ülkeler ortalaması olan yüzde 229'un ve dünya ortalaması olan yüzde 306'nın oldukça altında bulunuyor." diyerek övündü. Açıklamasında, "Ekonomimizin güçlenen makroekonomik temelleri, şoklara karşı direncimizi artırıyor. Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve daha destekleyici küresel koşullar sayesinde önümüzdeki dönemde büyümenin kademeli olarak artmasını bekliyoruz. 2027-2029 dönemi OVP ile fiyat istikrarını sağlamak, teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla büyüme potansiyelimizi güçlendirmek ve kalıcı refah artışını temin etmek için yol haritamızı ortaya koyacağız" ifadelerini kullanarak gelecek OVP'ye işaret etti.
Sanayideki büyüme performansına ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Üretimin, yatırımın, istihdamın, ihracatın yanında olmaya devam edeceğiz. Sanayi katma değerimizi yükseltmek için çalışmayı sürdüreceğiz" yorumunu yapmakla yetindi.
İşsizlik verilerine ilişkin sosyal medya paylaşımları yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da "Orta Vadeli Program beklentileriyle uyumlu bir görünüm çizen işsizlik verileri 39 aydır tek haneli rakamlardaki seyrini devam ettirdi. Genç nüfusta yüzde 14,5 seviyesinde gerçekleşen genç işsizlik oranını azaltmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Gençlerin işgücü piyasasına geçişlerini kolaylaştıracak, eğitim-istihdam bağlantısını güçlendirecek politikaları uygulamaya devam edeceğiz. Çalışma hayatımızı güçlendirecek, istihdamda daha iyi seviyelere ulaşacağız" ifadelerini kullandı.
Ekonomi, 01 Eylul 2026 11:24
Yorumlar (0)
Altında çarpıcı tahmin!
Bu şartla emekli olanların maaşı kesilir!
Büyükşehir personeli kansere yenildi
Kadın polislerin de kıyafetlerine kafayı taktılar!
Bunlar Atatürk alerjisi içinde dedirten anlar!
Büyükakın: Bizler milletimiz için varız
O dev şirket de iflas etti
Eşme sahilindeki Bostanlar Kafe Kartepe Belediyesi tarafından kapatıldı
İzmit’te Türk Halk Müziği Uygulama Topluluğu ve Gençlik Korosu için başvurular başlıyor
Hangi parti birinci?
Dilovası’nda binlerce kişi bu festivalde buluştu
MHP eski il başkanı Ünlü, Vali Aktaş’ı ziyaret etti
Zeytinoğlu büyüme ve işsizlik oranlarını değerlendirdi
Halkevi’nde yeni dönem kayıtları başlıyor
Ülkücü şehit Erhan Cengiz kabri başında dualarla anıldı
Hakkında soruşturma açılan Melih Gökçek'le ilgili yeni gelişme!
Körfez’de minik futbol şenliği
Erdoğan yüzde 50+1'li sistemde seçilememe endişe içinde mi?
Açlık sınırı 37 bin lirayı aştı
İzmitli umre yolcuları kutsal topraklara uğurlandı
İşsizlikte büyük artış
Altında düşüş sürüyor!
Motorinde fiyatlar bu gece değişecek!
Binlerce kişiye istihdam!
Önce fener alayı, sonra konser
Fatma Başkan’ın 30 Ağustos mesajı İzmitlilerle paylaşıldı
Rahvan At Yarışları Gölcük Koşusu’na yoğun katılım
Kocaeli’de Türk Ocakları’nın mecmuası Genç Mergen’in ilk sayısında dikkat çeken yazı
Esnaf yeni bir borç düzenlemesi istiyor!
Büyükşehir’in tesisi fındık üreticisini rahatlattı
Marmara'da 185 sarsıntı: Büyük deprem kapıda mı?
MHP’liler Dilovası’nda stant açtı bayrak dağıttı
Eski Belediye Başkanı Cevdet Bağdat’tan üzücü haber
Gölcük’teki bu parkta önlem alınması isteniyor
İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Şirin: Ne mutlu Türk’üm diyene
Büyükakın, judoda göğsümüzü kabartan sporcuyu kutladı
Okullara personel alımı için İŞKUR ile protokol imzalandı
Kademeli emeklilik için tarih verildi!
Milyonlarca genç sistem dışına itildi
