Son 25 yılda Türkiye güçlendi mi?

Gündem, 15 Ağustos 2026 08:01

Çeyrek asır önce adalet ve kalkınma iddiasıyla başlayan süreç emeğin ucuzladığı, yoksulluğun derinleştiği ve devlet kurumlarının Saray'a bağlandığı bir rejime dönüştü. AKP'nin 25. yılı için hazırlanan parlak logosunun arkasında yoksulluk, ticarileşen kamusal hizmetler ve hukuksuzluk var. Logo çeyrek asırlık yıkımı gizleyemiyor.

Son 25 yılda Türkiye güçlendi mi?

İktidara “yeni” bir Türkiye vaadiyle gelen AKP, kuruluşunun 25'inci yılını çeyrek asırlık dönemini anlattığı bir logoyla kutladı. Savunma sanayisinden ulaştırmaya, enerji yatırımlarından Togg'a, İstanbul Havalimanı'ndan şehir hastanelerine uzanan çok sayıda proje logoda yerini aldı.

Ancak rejimin 25 yıllık bilançosunu anlatan bu vitrinde milyonların yoksulluğu, derinleşen eşitsizlik, güvencesiz çalışma, tahrip edilen kamusal hizmetler ve ülkeyi kuşatan gerici politikalar kendine yer bulamadı.

Değiştirilen rejim ile birlikte ülkeyi saran karanlık, logonun parlak yüzünün arkasında kaldı. Hukukun ayaklar altına alınması, eğitim ve sağlığın piyasalaştırılması, doğanın talanı, kadınların ve çocukların maruz bırakıldığı şiddet de AKP'nin 25 yıllık “başarı” hikâyesine dâhil edilmedi. 25 yıl önce adalet ve kalkınma iddiasıyla başlayan süreç, emeğin değersizleştiği, milyonların yoksullukla itildiği, hukukun siyasetin gölgesinde kaldığı ve devletin bütün kurumlarının Saray merkezli bir yönetim anlayışına bağlandığı bir düzene dönüştü.

Ekonomiden eğitime, sağlıktan çalışma yaşamına kadar kamusal alanı tasfiye eden, laikliği, özgürlükleri ve demokratik hakları her geçen gün daha fazla budayan iktidar, kendi yarattığı krizlerin faturasını da halka çıkardı. Ancak AKP, iktidarını korumak adına devletin tüm olanaklarını kullanarak toplumsal muhalefet üzerindeki baskısını her geçen gün artırsa da rejime karşı büyüyen itiraz, 25 yıllık hikâyenin iktidarın istediği gibi ilerlemediğini ortaya koydu. Kendisine itiraz eden her kesimi gözaltılarla, tutuklamalarla susturmaya çalışan Saray rejimi tüm imkânlarını seferber etse de halkı teslim alamadı.

SAĞLIK

AKP, “Sağlıkta reform yaptık” propagandasını sürdürmeye çalışsa da iktidarları döneminde “Paran kadar sağlık” politikası şahlandı. Sağlık, kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp piyasalaştırıldı. “Sağlıkta Dönüşüm” ile hastaneler işletme mantığıyla yönetilerken yurttaş randevu kuyrukları, katkı payları ve artan özel hastane maliyetleriyle karşı karşıya kaldı. Şehir hastaneleri modeliyle kamu kaynakları özel şirketlere aktarılırken sağlık emekçilerinin çalışma koşulları ağırlaştı, sağlıkta şiddet ve hekimlerin yurt dışına göçü arttı. Koruyucu sağlık hizmetleri geri plana itildi. Hastaların aylarca randevu beklediği, acillerin tıkandığı tabloda sağlık hizmetine erişim giderek ekonomik güce bağlandı.

ÇEVRE

Yaşam alanları da payına düşeni aldı. Doğa, rant ve sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirildi. Maden, enerji ve yapılaşma projeleriyle ormanlar, tarım alanları, meralar ve su havzaları şirketlerin kullanımına açıldı. Ruhsatlar katlanırken on binlerce hektar orman madenciliğe açıldı. Kazdağları'ndan Akbelen'e, İkizdere'den Cerattepe'ye direnenler karşısında şirketleri koruyan rejimi buldu.

KADIN

Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesi, AKP iktidarında giderek ağırlaşan bir kuşatmayla karşı karşıya kaldı. İstanbul Sözleşmesi'nden bir gecede çıkılırken kadınların kazanılmış hakları hedef hâline getirildi, Nafaka, Medeni Kanun ve 6284 sayılı yasa üzerinden yürütülen tartışmalarla kadınların yaşam alanı daraltılmaya çalışıldı. Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri katlanırken faillerin cezasızlığı, erkek şiddetini besleyen bir düzene dönüştü. Kadınların istihdamdaki payı ve ekonomik bağımsızlığı sınırlı kalırken bakım yükü büyük ölçüde kadınların omuzlarına bırakıldı. Eğitimden çalışma yaşamına, siyasetten gündelik hayata kadar gerici politikalar kadınları makbul aile ve makbul kadın kalıbına sıkıştırmaya çalışsa da kadınlar bu saldırılar karşısında geri çekilmedi, meydanlardan, sokaktan ve adliyeleri terk etmedi. 25 yılın sonunda tüm kazanımları budama çabalarına rağmen kadınların mücadelesi de bu ülkenin en güçlü itirazlarından biri olarak rejim karşısında konuşuldu.

DIŞ POLİTİKA

AKP'nin “Komşularla sıfır sorun” söylemiyle başlayan dış politikası, kısa sürede ABD ve NATO ekseninde şekillenen, savaş ve müdahalelere kapı açan bir çizgiye dönüştü. BOP eş başkanlığından Suriye savaşına, Libya'dan Ukrayna'ya kadar iktidar, bölgesel güç olma iddiasıyla girdiği her alanda emperyalist güçlerle kurduğu ilişkileri derinleştirdi. Suriye'de rejim değişikliği hesabı Türkiye'yi cihatçı örgütlerin ve savaşın yarattığı ağır sonuçlarla karşı karşıya bırakırken milyonlarca sığınmacının gelişi de bu politikanın sonuçlarından biri oldu. NATO'ya askeri katkısını artıran, savunma harcamalarını yükselten iktidar, bugün de Washington ve NATO'nun Avrupa'dan Orta Doğu'ya uzanan planlarında daha fazla rol üstlenmeye hazırlanıyor. 25 yılın sonunda dış politika, ülkenin bağımsız çıkarlarından çok iktidarın bölgesel hesapları ve emperyalist güçlerle kurduğu pazarlıklar üzerinden yürütülen bir alana dönüştü.

EKONOMİ

İktidarın ekonomi karnesi, büyüme söyleminin altında derinleşen yoksullaşmayı ortaya koydu. Kasım 2002'de 1 dolar 1,61 TL iken bugün 47 TL'yi, Avro ise 55 TL'yi aştı. AKP iktidara geldiğinde asgari ücretle 7 çeyrek altın alınabilirken bugün milyonlarca emekçi 3 çeyrek altını dahi alamayacak bir ücrete mahkûm edildi. İktidarın yıllardır “tek haneli” hedefiyle sunduğu enflasyon bir türlü dizginlenemedi. Rejimin krizlerle dolu ekonomi karnesi doğrudan halkın sofrasına ve cebine yansıdı. Temmuz ayı itibarıyla açlık sınırı 36 bin 940 liraya ulaşarak asgari ücreti aştı. Yoksulluk sınırı ise 117 bin 336 liraya yükseldi. Akaryakıttan gıdaya temel ihtiyaçların fiyatı artarken satın alma gücü geriledi. Asgari ücret daha yurttaşın eline geçmeden eridi, milyonlar geçinebilmek için kredi kartlarına ve borca sarıldı. Esnaf artan maliyetler karşısında kepenk kapatırken yurttaş temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandı. Bugün milyonlar açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilirken 25 yılın sonunda ortaya çıkan ekonomi modeli, ülkeyi üretim gücü yüksek ve refahı paylaşan bir ülkeye değil, emeğin ucuzladığı ve geniş toplum kesimlerinin borçla ayakta kalmaya çalıştığı bir düzen oldu.

EĞİTİM

Eğitim, kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp piyasalaştırılan ve giderek dinselleştirilen bir alana dönüştü. Okulların, öğrencilerin ve öğretmenlerin ihtiyaçları geri plana itilirken özel eğitimin payı hızla büyüdü. 2001-2002 eğitim-öğretim yılında 1887 olan özel okul sayısı, 2024-2025'te 14 bin 700'e çıktı. Eğitimin maliyeti velilerin sırtına yüklenirken devlet okullarında öğrencilerin temel ihtiyaçları dahi karşılanamaz hâle geldi. Bir yandan eğitim ticarileştirilirken diğer yandan iktidarın gerici politikaları okulun kapısından içeri taşındı. Cemaat ve tarikatlarla imzalanan protokoller, “proje” ve “iş birliği” adı altında eğitim alanının parçası hâline getirildi. Müfredat dinselleştirildi, imam hatiplerin ağırlığı artırıldı, karma eğitimi hedef alan adımların önü açıldı. Çocukların payına ise yoksulluk ve güvencesizlik düştü. MEB eliyle çocuk işçiliğinin meşrulaştırıldığı MESEM kapsamında 481 bin 99 öğrenci çalışırken açık ve uzaktan öğretimde kayıtlı öğrenci sayısı 3 mijyona ulaştı. Çocuk yoksulluğunun ağırlaştığı ülkede ücretsiz bir öğün yemek talebi de karşılıksız bırakıldı. 25 yılın sonunda eğitimde eşitsizlik derinleşirken kamusal ve laik eğitim anlayışının yerini piyasacı ve gerici bir düzen aldı.

EMEK

Ülkede emeğin payı günden güne gerilerken güvencesizlik temel kural hâline geldi. Taşeronluk, sözleşmeli ve geçici çalışma yaygınlaştırılırken işçilerin sendikalaşmasının önündeki engeller katlandı. “Kamuda taşeron kalmayacak” vaadine rağmen kadro ve özlük hakları mücadelesi yıllarca sürdü. İş cinayetleri, uzun çalışma saatleri ve düşük ücretler milyonların gerçeğine dönüştü. Asgari ücret, toplumun geniş kesimleri için istisnai bir ücret olmaktan çıkıp temel hâline gelirken emekçilerin alım gücü sürekli geriledi. Emeklilik hakkı da iktidarın dilinde giderek “yük” olarak tarif edildi. 25 yılda adım adım işçi için daha fazla çalışma, daha az ücret ve daha az güvence patronlar için ise daha esnek ve ucuz bir emek düzeni kuruldu.

YARGI

Mahkeme salonları, iktidarın siyasal hesaplarının görüldüğü alanlara dönüştü. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı aşındırılırken HSK'den yüksek yargıya kadar uzanan atama ve düzenlemelerle yargı üzerindeki siyasi denetim güçlendirildi. Erdoğan'ın iktidarını sürdürebilmesi uğruna İBB Başkanı İmamoğlu başta olmak üzere bir çok muhalif belediye başkanı tutuklandı. Muhalif siyasetçiler, gazeteciler ve hak savunucuları tutuklanırken AYM ve AİHM'nin verdiği hak ihlali kararlarının uygulanmaması olağanlaştırıldı. Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Can Atalay ve Gezi davası sanıkları bunun en çarpıcı örnekleri arasında yer aldı. Hukukun üstünlüğünün yerini iktidarın üstünlüğünün aldığı ülkede adalet, yurttaşın güvencesi olmaktan çıkarıldı.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Gerçeğin peşine düşen gazeteciler için haber yapmak yargılanma ve tutuklanma gerekçesine dönüştü. İktidar, RTÜK ve Basın İlan Kurumu başta olmak üzere idari mekanizmaları, yargıyı ve erişim engellerini bağımsız medyayı baskılamak için kullandı. Onlarca gazeteci cezaevinde yargılanırken eleştirel televizyon kanallarına RTÜK tarafından milyonlarca liralık cezalar kesildi, yayın durdurma ve ekran karartma cezaları olağanlaştı. Gazetecilerin haberleri, yazıları ve sosyal medya paylaşımları soruşturma konusu yapılırken bağımsız medya ekonomik ve siyasi kuşatma altına alındı. Basın özgürlüğünün ağır biçimde gerilediği memlekette iktidar, toplumun gerçekleri öğrenme hakkını da kendi kurduğu medya düzenine hapsetti.

Kaynak Birgün Gazetesi

Gündem, 15 Ağustos 2026 08:01

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Arındırma operasyonu için en tepede güçlü irade lazım

Arındırma operasyonu için en tepede güçlü irade lazım

Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun

Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun

Fon vurgununu eleştirdi, troller saydırmaya başladı!

Fon vurgununu eleştirdi, troller saydırmaya başladı!

Bir vatandaşın üzerinden onlarca Roma sikkesi çıktı

Bir vatandaşın üzerinden onlarca Roma sikkesi çıktı

Gıda fiyatları rekor kırdı!

Gıda fiyatları rekor kırdı!

Kitaplar baş üstünde taşındı!

Kitaplar baş üstünde taşındı!

Emekli maaşlarının artması için kanun teklifi

Emekli maaşlarının artması için kanun teklifi

Üniversitelerin müfredatına yeni bir ders ekleniyor

Üniversitelerin müfredatına yeni bir ders ekleniyor

Vali Aktaş’tan Cengiz Topel Havalimanı polis noktasını ziyaret 

Vali Aktaş’tan Cengiz Topel Havalimanı polis noktasını ziyaret 

Nadir eserler Kitap Fuarı’nda açık artırmayla satılacak!

Nadir eserler Kitap Fuarı’nda açık artırmayla satılacak!

Başkan vekili Obuz Tavşantepe’de

Başkan vekili Obuz Tavşantepe’de

Motorinde bir indirim daha bekleniyor

Motorinde bir indirim daha bekleniyor

Ülkü Ocakları Çayırova İlçe Başkanlığı'ndan ihtiyaç sahibi ailelere destek

Ülkü Ocakları Çayırova İlçe Başkanlığı'ndan ihtiyaç sahibi ailelere destek

Kredi kartlarına yeni ayar!

Kredi kartlarına yeni ayar!

Sizde utanma yok!

Sizde utanma yok!

Yıldız Tilbe'yi kızdırdılar

Yıldız Tilbe'yi kızdırdılar

Gece yarısı Kandıra F Tipi cezaevine getirildi

Gece yarısı Kandıra F Tipi cezaevine getirildi

Meme kanserine pembe ışıklarla dikkat çekildi

Meme kanserine pembe ışıklarla dikkat çekildi

İnşallah 100’üncüsü de yapılacak

İnşallah 100’üncüsü de yapılacak

Bu vekili AKP'den kovarlar!

Bu vekili AKP'den kovarlar!

O şarlatanı ya sen durdur ya gelip biz durduracağız

O şarlatanı ya sen durdur ya gelip biz durduracağız

İYİ Parti MHP'nin önüne geçti!

İYİ Parti MHP'nin önüne geçti!

Enver Yıldırım ekibiyle Dilovası’nın geleceğini masaya yatırdı

Enver Yıldırım ekibiyle Dilovası’nın geleceğini masaya yatırdı

Defalarca bindirim, arada indirim!

Defalarca bindirim, arada indirim!

Kocaeli’nde Hayat Kimya’dan 80 milyon dolarlık yatırım 

Kocaeli’nde Hayat Kimya’dan 80 milyon dolarlık yatırım 

Bu ilaçlar da geri ödeme kapsamına alındı

Bu ilaçlar da geri ödeme kapsamına alındı

Körfez Ticaret Odası Meclisi’nde hangi konular ele alındı?

Körfez Ticaret Odası Meclisi’nde hangi konular ele alındı?

Başkan Gökçe din görevlileri ile bir araya geldi

Başkan Gökçe din görevlileri ile bir araya geldi

Okul kantinlerinde denetim seferberliği

Okul kantinlerinde denetim seferberliği

O ilçede trafikte bekleme azalacak, ulaşım hızlanacak

O ilçede trafikte bekleme azalacak, ulaşım hızlanacak

Kocaeli vekilinin cezaevi ziyareti engellendi, bakın sonra ne oldu!

Kocaeli vekilinin cezaevi ziyareti engellendi, bakın sonra ne oldu!

Binlerce öğrenci eğitimden koptu

Binlerce öğrenci eğitimden koptu

Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy’dan Başkan Söğüt’e ziyaret

Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy’dan Başkan Söğüt’e ziyaret

Gölcük’te çocuklar için özel yatırım

Gölcük’te çocuklar için özel yatırım

İzmit Alikahya’da da Gülümse Kafe açıldı

İzmit Alikahya’da da Gülümse Kafe açıldı

Abdurrahim Dede ve Dr. Alaattin Büyükkaya, Kocaeli Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluşacak

Abdurrahim Dede ve Dr. Alaattin Büyükkaya, Kocaeli Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluşacak

Başkan Bıyık’tan Darıca’nın dünya şampiyonuna çiçek!

Başkan Bıyık’tan Darıca’nın dünya şampiyonuna çiçek!

Yağmurlu hava o gün bitecek!

Yağmurlu hava o gün bitecek!

Ağaçlardaki kitapları kapmak için birbirleriyle yarıştılar

Ağaçlardaki kitapları kapmak için birbirleriyle yarıştılar

Vergi yükü akaryakıta döndü

Vergi yükü akaryakıta döndü