Halk din sömürüsünü affetmiyor
Gündem, 25 Şubat 2026 22:59Türkiye, eğitimde "manevi değerler" ve "laiklik" eksenli büyük bir tartışmanın içinde. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti Grup Toplantısı’nda "Maarif'in Kalbinde Ramazan" projesini savunarak yönelttiği eleştiriler, akıllara Uğur Mumcu’nun yıllar önce yaptığı yapısal analiz ve uyarıları getirdi.
Mumcu, Türkiye’nin bir "hukuk devrimi" ile başladığı yolculukta, laiklikten verilen her ödünün siyasi ve toplumsal sonuçlarını belgeleriyle ortaya koymuştu. Hadi gelin o günlerden bu günlere bir ayna tutalım.
ERDOĞAN'IN LAİKLİK ELEŞTİRİSİ VE MANEVİYAT VURGUSU
Partili! Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında okul bahçelerinde çocukların ilahiler söylemesinden duyduğu gururu ifade ederek, bu etkinliklerin anayasal bir hak olduğunu savundu. Muhalefetin "laiklik elden gidiyor" olarak algıladığı laiklik çağrısına sert çıkan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Hayırdır çocuklarımızın namazı orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla aidiyetini tekrar sorgulasın."
MUMCU'NUN HUKUK DEVRİMİ VE LAİKLİK TAHLİLİ
Uğur Mumcu, 1990'lardaki konuşmasında Türkiye’nin hukuk sisteminin bir "karma" yapıya izin vermeyeceğini, laiklik ile İslamcılık arasında bir tercih yapıldığını vurguluyordu. Mumcu, Türkiye’nin hukuk devrimini şu sözlerle detaylandırıyordu:
"İtalya'dan ceza yasası, Fransa'dan idare hukuku ilkeleri, İsviçre'den Medeni Hukuk, Almanya'dan ceza yargılaması hukuku aldık. Bu toplum bir yol ağzındaydı; ya Batılı laik sistem ya şer'i hukuk. Mustafa Kemal ve düşün arkadaşları laik sistemi benimsediler. Karma ekonomi gibi hem İslamcı hem laik anlayış olmaz. Ya laiklik ya İslamcılık."
DİN SÖMÜRÜSÜ VE SANDIK UYARISI
Erdoğan'ın inanç özgürlüğü vurgusuna karşılık Mumcu, dinin siyasete alet edilmesinin tarihsel bir hüsranla bittiğini hatırlatıyordu o günlerde. Mumcu’ya göre, siyasi ikbal uğruna dini duyguları kullananlar eninde sonunda halkın iradesiyle tasfiye edilmişti:
"Her kim ki din sömürüsünü kullanır, bir süre yararlı olur belki ama sonunda mutlaka seçim sandığında bir yenilgiye uğrar. Halk affetmiyor, din sömürüsünü affetmiyor. CHP 1949'da din derslerini kabul etti, yıkıldı. Süleyman Demirel nurcuların, tarikatların sakallarını okşadı, ne oldu? Yıkıldı. Hac seferleri düzenleyen ANAP ne oldu? Yüzde 20'ye indi."
KÖY ENSTİTÜLERİNDEN İMAM HATİPLERE: MUMCU'NUN KADROLAŞMA UYARISI
Uğur Mumcu’nun en çarpıcı uyarılarından biri de eğitimin içeriği ve devlet kadrolarındaki dönüşüm üzerineydi. Köy Enstitüleri’nin "üretim içinde eğitim" ilkesinin yerini "İmam Hatip" odaklı bir yapıya bırakmasının devletin liyakat sistemini değiştireceğini savunuyordu:
"Şimdi köy çocukları Köy Enstitüleri yerine İmam Hatip okullarına gidiyorlar. Bunlar İmam Hatip olmuyorlar; hukuk fakültelerine gidip yargıç ve savcı oluyorlar, Siyasal Bilgiler’e gidip kaymakam oluyorlar. Bir araştırma, kaymakam yetiştiren bölüm öğrencilerinin yüzde 41'inin ilahiyat kökenli olduğunu kanıtlıyor. 2000 yılına doğru baktığımızda vali ilahiyat mezunu, emniyet müdürü İslam enstitüsü mezunu, kaymakam imam hatip mezunu olacak."
İşte bugün gördüğümüz bu tablo tam da bu duruma işaret ediyor… Geçtiğimiz günlerde 2 büyük bakanlığa yapılan atamalar da bu ‘buz gibi gerçekliği’ gözler önüne seriyor…
Ben az söyleyeyim, siz çok anlayın. İskilipli Atıf övenden BAKANDAN!, başörtüsü mağduriyetini 2007 yılında FETÖ’NÜN KANALINDA Erdoğan’a anlatıp Gazetecilik Bölümünden Kaymakamlığa, oradan da Bakan Yardımcılığına yükselişten anlayın!
Şimdi gelelim Erdoğan’ın arka çıktığı; rektörlüğünden Profesörlüğüne kadar şaibeli, kendi çocuğunu yönetiminde olan devlet okullarında bile okutmayan, Türköne EMANETİ! Milli Eğitim Bakanı olan Yusuf Tekin’e…
Meclis tutanaklarına da geçen konuşmasında ne diyor Tekin anımsayalım.
‘ÇATLASANIZ DA PATLASANIZ DA…’
“Siz totaliter tavırlarınızla insanların dinine, inancına, eğitimine, yaşantısına müdahale ettiğiniz Türkiye yok artık; bunu görün, uyanın… Çok hoşunuza gidecek bir şey daha söyleyeceğim… Bakın, Millî Eğitim Bakanlığının şu anda, 2023 yılı itibarıyla geçerli 2.709 tane protokolümüz var. Bunlardan 1.167 tanesi resmî kurumlarla, 550 tanesi STK’lerle, 986 tanesi ise TEMA’dan Kızılay’a, bir sürü STK’yle… Bunların içerisinde sizin “tarikat, cemaat” dediğiniz…bizim “STK” dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır ve ben bu protokollerden dolayı bu protokollerle bize hizmet eden, bize destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla da protokol yapmaya da devam edeceğiz. Çatlasanız da patlasanız da… Bakın, protokol yaptığımız bu sivil toplum örgütleri sizin çocukları dağa çıkarmanıza engel olduğu için çatlıyorsunuz. Ben o STK’lerle protokol imzalamaya devam edeceğim. Çocuklarımın dağa çıkmaması için sizin insan kaynağınıza insan yetiştirmemek için buna devam edeceğim… ‘’
Patlayan da yok çatlayan da ama hatırlatmak isteriz, Türkiye, Pisa ve OECD verilerinde nerede?
Eğitim kalitesinin en önemli ölçütlerinden biri kabul edilen PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) verilerine göre Türkiye, son yıllarda 37 OECD ülkesi arasındaki güncel sıralaması şu şekilde:
Fen bilimleri: 29. sıra
Okuma becerileri: 30. sıra
Matematik: 32. sıra
81 ülkenin katıldığı genel sıralamada ise Türkiye; matematikte 39, fende 34 ve okumada 36. sırada bulunuyor.
‘’ATATÜRK'LE KALIN, CUMHURİYET'LE KALIN’’
Demem o ki çocuklar ilahiyi öğrenir, namaz kılmayı da, Allah’a inanmayı da Dini eğitim ailede başlar zira.
Siz Türkiye’deki çocukların, gençlerin ve öğrencilerin evrensel başarı sıralamasına bakın…
Tarihin gelmiş geçmiş en kötü milli eğitim bakanından berrak zihninizi de, çocuklarınızı da sandıkta kurtarın!
Yazıya Uğur Mumcu ile girdim madem; bir zamanlar Türkiye siyasetinde izahı olmayan şeylerin mizahını ustalıkla yapan Levet Kırca ile de nokta koyayım…
‘’Atatürk'le kalın, Cumhuriyet'le kalın’’…
Gündem, 25 Şubat 2026 22:59
Yorumlar (0)
CHP ve Cumhur İttifakı'na kapıları kapattık!
Kocaeli'dekiler dahil 90 vekil CHP'yi terk ediyor!
Başiskele’de 3 yeni okul projesinde çalışmalar sürüyor
Derince’deki Acil Durum Hastanesi inşaat alanında inceleme ziyareti
İzmit Belediyesi soruşturması siyasidir
Sokak Basketbolu Turnuvası için Değirmendere sahilinde gün sayılıyor!
Özgür Özel'den CHP'ye veda! Yeni parti kuruluyor
Gebze’de 41 GTO üyesi, İSO ikinci 500 listesine girdi
Motor tutkunları bir kez daha Kocaeli’de buluşuyor
O belediye vergi borcu için camiyi satıyor
Çayırova Belediyesi’nden serebral palsi tanısı konulan minik Lina’ya destek
Dilovası'ndaki facia ile ilgili 22 yıla kadar hapis cezası talep edildi
Hayat Kimya, milyon dolarlık enerji bütçesini yapay zekâyla yönetiyor
144 dairelik Kartepe Evleri’nde sona gelindi
KOTO üyelerine Polonya ve Macaristan’da yüzde 20 indirimli eğitim!
Başkan Hürriyet’ten haber var!
68 kişiyi daha boğulmak üzereyken kurtardılar
Kağıtspor’dan bir başarı daha
Dolar yükseldi, euro geriledi
Organize kötülük
Ahmet Çalık: Hukukun temel kuralları hiçe sayılıyor
SEDAŞ, bir Bölge Müdürlüğü daha açtı
Başkan Hürriyet'le ilgili altın iddiası
Bu tutuklamalar suç!
Sürücüler dikkat! O yolda çalışma var
Seka Kültür Alanı’ndaki Teknoşehir Projesi’nde işin yarısı tamam
Gölcük’te açık havada film keyfi
Kandıra sahillerinden 64 tır dolusu çöp çıktı
KOTO üyeleri için bir indirim protokolü daha
Başkan Hürriyet'e operasyona sert tepki
Darıca’da boşaltılan Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin akıbeti ne olacak?
Adalet denildi, adil olunamadı, adalet gelmedi!
Altın fiyatları sınırlı yükseldi
Başkan Hürriyet gözaltına alındı
7-8 büyüklüğünde yeni deprem beklemiyorum
Savaştaki İran'da fiyatlar Türkiye'den ucuz
İYİ Parti Akşener'i savunmak zorunda değildir
Bakan Çiftçi’den gençlere: Yeter ki siz okuyun, çalışın
Pastacılık ve aşçılık eğitimini başarıyla tamamladılar
