Halk din sömürüsünü affetmiyor
Gündem, 25 Şubat 2026 04:26Türkiye, eğitimde "manevi değerler" ve "laiklik" eksenli büyük bir tartışmanın içinde. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti Grup Toplantısı’nda "Maarif'in Kalbinde Ramazan" projesini savunarak yönelttiği eleştiriler, akıllara Uğur Mumcu’nun yıllar önce yaptığı yapısal analiz ve uyarıları getirdi.
Mumcu, Türkiye’nin bir "hukuk devrimi" ile başladığı yolculukta, laiklikten verilen her ödünün siyasi ve toplumsal sonuçlarını belgeleriyle ortaya koymuştu. Hadi gelin o günlerden bu günlere bir ayna tutalım.
ERDOĞAN'IN LAİKLİK ELEŞTİRİSİ VE MANEVİYAT VURGUSU
Partili! Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında okul bahçelerinde çocukların ilahiler söylemesinden duyduğu gururu ifade ederek, bu etkinliklerin anayasal bir hak olduğunu savundu. Muhalefetin "laiklik elden gidiyor" olarak algıladığı laiklik çağrısına sert çıkan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Hayırdır çocuklarımızın namazı orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla aidiyetini tekrar sorgulasın."
MUMCU'NUN HUKUK DEVRİMİ VE LAİKLİK TAHLİLİ
Uğur Mumcu, 1990'lardaki konuşmasında Türkiye’nin hukuk sisteminin bir "karma" yapıya izin vermeyeceğini, laiklik ile İslamcılık arasında bir tercih yapıldığını vurguluyordu. Mumcu, Türkiye’nin hukuk devrimini şu sözlerle detaylandırıyordu:
"İtalya'dan ceza yasası, Fransa'dan idare hukuku ilkeleri, İsviçre'den Medeni Hukuk, Almanya'dan ceza yargılaması hukuku aldık. Bu toplum bir yol ağzındaydı; ya Batılı laik sistem ya şer'i hukuk. Mustafa Kemal ve düşün arkadaşları laik sistemi benimsediler. Karma ekonomi gibi hem İslamcı hem laik anlayış olmaz. Ya laiklik ya İslamcılık."
DİN SÖMÜRÜSÜ VE SANDIK UYARISI
Erdoğan'ın inanç özgürlüğü vurgusuna karşılık Mumcu, dinin siyasete alet edilmesinin tarihsel bir hüsranla bittiğini hatırlatıyordu o günlerde. Mumcu’ya göre, siyasi ikbal uğruna dini duyguları kullananlar eninde sonunda halkın iradesiyle tasfiye edilmişti:
"Her kim ki din sömürüsünü kullanır, bir süre yararlı olur belki ama sonunda mutlaka seçim sandığında bir yenilgiye uğrar. Halk affetmiyor, din sömürüsünü affetmiyor. CHP 1949'da din derslerini kabul etti, yıkıldı. Süleyman Demirel nurcuların, tarikatların sakallarını okşadı, ne oldu? Yıkıldı. Hac seferleri düzenleyen ANAP ne oldu? Yüzde 20'ye indi."
KÖY ENSTİTÜLERİNDEN İMAM HATİPLERE: MUMCU'NUN KADROLAŞMA UYARISI
Uğur Mumcu’nun en çarpıcı uyarılarından biri de eğitimin içeriği ve devlet kadrolarındaki dönüşüm üzerineydi. Köy Enstitüleri’nin "üretim içinde eğitim" ilkesinin yerini "İmam Hatip" odaklı bir yapıya bırakmasının devletin liyakat sistemini değiştireceğini savunuyordu:
"Şimdi köy çocukları Köy Enstitüleri yerine İmam Hatip okullarına gidiyorlar. Bunlar İmam Hatip olmuyorlar; hukuk fakültelerine gidip yargıç ve savcı oluyorlar, Siyasal Bilgiler’e gidip kaymakam oluyorlar. Bir araştırma, kaymakam yetiştiren bölüm öğrencilerinin yüzde 41'inin ilahiyat kökenli olduğunu kanıtlıyor. 2000 yılına doğru baktığımızda vali ilahiyat mezunu, emniyet müdürü İslam enstitüsü mezunu, kaymakam imam hatip mezunu olacak."
İşte bugün gördüğümüz bu tablo tam da bu duruma işaret ediyor… Geçtiğimiz günlerde 2 büyük bakanlığa yapılan atamalar da bu ‘buz gibi gerçekliği’ gözler önüne seriyor…
Ben az söyleyeyim, siz çok anlayın. İskilipli Atıf övenden BAKANDAN!, başörtüsü mağduriyetini 2007 yılında FETÖ’NÜN KANALINDA Erdoğan’a anlatıp Gazetecilik Bölümünden Kaymakamlığa, oradan da Bakan Yardımcılığına yükselişten anlayın!
Şimdi gelelim Erdoğan’ın arka çıktığı; rektörlüğünden Profesörlüğüne kadar şaibeli, kendi çocuğunu yönetiminde olan devlet okullarında bile okutmayan, Türköne EMANETİ! Milli Eğitim Bakanı olan Yusuf Tekin’e…
Meclis tutanaklarına da geçen konuşmasında ne diyor Tekin anımsayalım.
‘ÇATLASANIZ DA PATLASANIZ DA…’
“Siz totaliter tavırlarınızla insanların dinine, inancına, eğitimine, yaşantısına müdahale ettiğiniz Türkiye yok artık; bunu görün, uyanın… Çok hoşunuza gidecek bir şey daha söyleyeceğim… Bakın, Millî Eğitim Bakanlığının şu anda, 2023 yılı itibarıyla geçerli 2.709 tane protokolümüz var. Bunlardan 1.167 tanesi resmî kurumlarla, 550 tanesi STK’lerle, 986 tanesi ise TEMA’dan Kızılay’a, bir sürü STK’yle… Bunların içerisinde sizin “tarikat, cemaat” dediğiniz…bizim “STK” dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır ve ben bu protokollerden dolayı bu protokollerle bize hizmet eden, bize destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla da protokol yapmaya da devam edeceğiz. Çatlasanız da patlasanız da… Bakın, protokol yaptığımız bu sivil toplum örgütleri sizin çocukları dağa çıkarmanıza engel olduğu için çatlıyorsunuz. Ben o STK’lerle protokol imzalamaya devam edeceğim. Çocuklarımın dağa çıkmaması için sizin insan kaynağınıza insan yetiştirmemek için buna devam edeceğim… ‘’
Patlayan da yok çatlayan da ama hatırlatmak isteriz, Türkiye, Pisa ve OECD verilerinde nerede?
Eğitim kalitesinin en önemli ölçütlerinden biri kabul edilen PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) verilerine göre Türkiye, son yıllarda 37 OECD ülkesi arasındaki güncel sıralaması şu şekilde:
Fen bilimleri: 29. sıra
Okuma becerileri: 30. sıra
Matematik: 32. sıra
81 ülkenin katıldığı genel sıralamada ise Türkiye; matematikte 39, fende 34 ve okumada 36. sırada bulunuyor.
‘’ATATÜRK'LE KALIN, CUMHURİYET'LE KALIN’’
Demem o ki çocuklar ilahiyi öğrenir, namaz kılmayı da, Allah’a inanmayı da Dini eğitim ailede başlar zira.
Siz Türkiye’deki çocukların, gençlerin ve öğrencilerin evrensel başarı sıralamasına bakın…
Tarihin gelmiş geçmiş en kötü milli eğitim bakanından berrak zihninizi de, çocuklarınızı da sandıkta kurtarın!
Yazıya Uğur Mumcu ile girdim madem; bir zamanlar Türkiye siyasetinde izahı olmayan şeylerin mizahını ustalıkla yapan Levet Kırca ile de nokta koyayım…
‘’Atatürk'le kalın, Cumhuriyet'le kalın’’…
Gündem, 25 Şubat 2026 04:26
Yorumlar (0)
Başkan Ömeroğlu´ndan 19 Mayıs mesajı: Bağımsızlığımıza atılan ilk adım
Körfez Yarış Pisti’nde zorlu hafta sonu
Gebze Ticaret Odası Başkanı Aslantaş’tan da 19 Mayıs mesajı geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a İzmit’te forma imzalatıldı
Körfezim Eğitim Kurumları'nda gençlerin coşkusu görülmeye değerdi
Ormanya’da uçamayan leylekler aşka geldi!
İzmit’te şok ölüm! 5. kattan yere çakıldı
Başkan Söğüt: Gençlerimiz ülkemizi daha güçlü seviyelere taşıyacak
Gölcük İhsaniye’deki o çalışma ne zaman bitecek?
Derince’de Engelliler Haftası buluşması
İzmitli esnafa bayram öncesi kolaylık
İzmit Belediyesi’nde toplu sözleşme sevinci
İzmit Marina’daki Sahil Güvenlik Botu 19 Mayıs’ta ziyarete açılacak
Başkan Çiftçi’den 19 Mayıs mesajı
Anayasanın hangi maddelerini değiştireceksiniz?
Altın o rakamı görecek!
Körfezli özel sporcu Bahar yüzmede Türkiye ikincisi oldu
Büyükkakın: Çiftçimize desteğe durmadan devam edeceğiz
Kurban uyarısı: Artan et tüketimi kalbi zorlayabilir
Kurban Bayramı öncesi fahiş fiyat denetimi
Her 10 kişiden 3'ü işsiz
Başkan Gökçe’den 19 Mayıs mesajı
Kocaeli’de seracılık yaygınlaşıyor
Kocaeli vekili Yargıtay önünde fenerle adalet aradı!
Başkan Sezer: Kutlu bir gündür 19 Mayıs
Emekli ve memur maaşında yeni rakamlar
İzmit Milli İrade Meydanı’nda konser coşkusu
Darıca’daki o sokakta kapsamlı yenileme
Kuruyemiş almak bile artık lüks
Silahlı kavga ihbarında olay yerine giden 2 polis şehit edildi
İzmit Belediyesi’nden sinek mesaisi
Sanat tarihçisi Şerif Yaşar İzmit’teki o merkeze hayran kaldı!
İzmit İlçe Sağlık Müdürü Arslan öğretmen gibi davranıyor!
